AKP kongresi: 75 kişinin çöküşte sorumluluğu var mı yok mu
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

AKP kongresi: 75 kişinin çöküşte sorumluluğu var mı yok mu

24.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı 8. olağan kongresinde merkez karar ve yönetim kurulunda yüzde 52’lik değişim yaptı. Tek seçici olarak 36 kişiyi gönderdi, 39 yeni isim aldı. Fakat bu değişiklikler yeni değil. Cumhurbaşkanı her kongrede bu orana yakın değişiklikler yapıyor.

Merkez karar ve yönetim kurulu AKP’de ne yapar gibi komik kaçacak bilgisizce bir soru yöneltsem ayıp mı olur?

Şüphesiz tüzüklerine uygun olarak cumhurbaşkanı yönetiminde aralıklarla toplanıyorlardır.

Gündemlerindeki sorunlar üzerinde görüşlerini dile getiriyorlardır.

Acaba cumhurbaşkanının genel görüşleri, inanışları, politikaları çerçevesinde mi kalıyorlar, yoksa farklı davranış ve görüşler ileri sürüyorlar mı?

75 KİŞİNİN SORUMLULUĞU

Merak ettim, 7. kongre 2021’de yapılmış.

O zaman seçilen 75 kişi, son 4 yılda, ülkenin sürüklendiği ekonomik kriz konusundaki rolleri ve sorumlulukları nedir?

Krize götüren kararların altında imzaları, isimleri var mı, Cumhurbaşkanlığı veya Cumhurbaşkanlığınca uygulamaya konan ve ülkeyi krizlere, yüksek enflasyonlara götüren kararların doğruluğu veya yanlışlığı konusunda herhangi bir görüş belirtmiş midirler?

Cumhurbaşkanı enflasyon yukarılara tırmanırken, faizlerin düşmesi nas konusudur (dini kural) diyerek, ekonomi bilimine meydan okumasına bu doğru değil diyen olmuş mudur?

ALİ-VELİ MESELESİ Mİ?

Hayır mı: Öyleyse enflasyonun yüzde 100’leri aşmasına ve yoksullaşmaya katkıda bulunmuş olmalılar.

Ülkede eşitsizliğin en yükseklere tırmanmasına bir itirazları olmuş mudur?

Yoksa 75 kişinin hepsi tüm Saray politikalarının doğruluğunda hemfikir miydi?

Yani demek istediğim, vitrinde değişiklik oldu da ne oldu? Ali gitti Veli mi geldi?

Türkiye ekonomisinin bu kadar kötü duruma düşmesinde enflasyonun milleti ezmesinde, 16 milyon emekliye 14 bin lira aylık reva görülmesinde, başarılı gençlerin kafileler halinde yurtdışına gitmelerinde ve gitmek için kuyruklarda beklemesinde, ev kiraları 20 binin üzerinde seyrederken asgari ücretin 22 bin lira olarak saptanmasında, cumhurbaşkanı dışında parti yönetiminde sorumluluk üstlenenlerin hiç mi bir tepkisi, yanıtı, farklı önerisi olmadı?

39 yeni kişi gidenlerden farklı bir şey mi yapacak?

NELER DEDİ?

Cumhurbaşkanının konuşmasını okudum. Geneli, ülkede bir şeyler olmamış halini yansıtıyordu. Bu saptama şu gizli yanıtı doğurur: Ne var yani, olanlar olağan işler...

Şu alıntıları yaptım.

Bugünkü derin kriz geçmişin malıymış meğer: “Siyasi istikrarsızlığın beslediği ekonomik krizlerle milletimiz fakirleştirildi. ... Bizi yılarca 3’üncü sınıf ekonomiye mahkûm ve mecbur ettiler. Türkiye’ye ağır bedeller ödeten sömürü düzenine biz son verdik.”

En çok gülümseten de en son cümle: Sömürüye son verdik... Düşündüm taşındım, içinden çıkamadım.

BEYAZ SARAY’DA KİM VARDI?

“Ülkemizde muhalefet sürekli demokrasi krizi çıkararak sandıkta alamadığı yetkiyi iç ve dış güçlerden, devşirme hevesinden hiç vazgeçmemiştir...”

Birden gözümün önüne cumhurbaşkanının, henüz parti lideri bile seçilmemişken bile apar topar ABD’ye uçması, Beyaz Saray’ca, seçilmiş başbakan gibi kabul görmesiyle ilgili sahneler canlandı.

CANI YANAN SEÇMEN TERCİHİNE TEPKİ

“Muhalefetin seçim kazanmak için terör örgütleri ile işbirliği yapacak kadar gözünü karartması (sorunu ile) son 2 seçimde ciddi muhatap olduk. Sözde ittifak ve uzlaşı süreçleri şeffaf olarak değil kapalı kapılar ardında kurulan pazarlık masalarında yürütüldü. Devletin stratejik kurumları, belediye meclis üyelikleri pazar tezgâhındaki ürün gibi alınıp satıldı.”

Geldik muhalefet partileri arasındaki ittifak konusuna: Son iki seçim derken DEM’in de dahil olduğu ilk yerel seçimlerdeki büyük ittifakı kastediyor. Cumhurbaşkanı Meclis’te 6 milyon seçmenin oyunu temsil eden DEM’i yasal görmüyor.

Kent uzlaşması da Cumhurbaşkanının canını yakan sonuçlar üretmiş. Partiler arası görüşmeler yapılırken, Saray’dan temsilci çağırmamışlar... Yerel seçimleri kaybetmelerinde esas olanın, canı yanan seçmenin CHP’de birleşmesi olduğunu görmüyorlar. Zaten konuşmasını taradığınızda “Canı yanan bir millet, seçmen” yok ki!? Şimdi seçmenin CHP’de birleşme meselesi, savcılara havale edilmiş, seçmeni ve ittifakları terör suçuna sokmakla meşguller.

‘KOMPRADOR BURJUVAZİ’

Bir cümle ile “komprador burjuvazi”yi de geçelim: Metin diyor ki: “AK Parti döneminde sermayesine sermaye katan bir grup, ... tek dertleri kayıplarını devlet hazinesinden tanzim etmektir”.

Hem zengin ettiniz (ki bu yüzde yüz doğru, enflasyon politikanızla) hem kayıplarından bahsediyorsunuz. Bu çelişki olmamış. Kim yazdıysa.

Susturma politikası, yeni Türkiye’nin tarifi: “Yeni Türkiye’ye alışmak, politikalarınızı buna göre hazırlamak zorundasınız.”

Yazarın Son Yazıları

Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025